12 Haziran 2007 Salı

aşk bavulunu topladı ve el sıkıştı dostlukla

herşeyi ayırmak ikiye, beşe ve onsekize ne kadar zor ...
ama biraz daha yanyana ve burun buruna yaşarsak
anılarımız bile kalmayacak ayrılınca anlatacak.
oysa güzel bir tabloyduk acemi bir ressamın elinden çıkmış .
çok öğrenciydik o zamanlar ne dekorumuz vardı arkamızda,
ne de nü olacak kadar açıktık hayata .
olmadı baştan bitmeliydi ben hep dedim .
seve okşaya, güle oynaya bitmeliydi.
ne de olsa hep yarım kalan şarkılar güzeldi , kavuşamayan aşıklar hikayeydi.
şimdi çok yorgunum.
artık birbirimizi kırmıyoruz bile sadece bileyliyoruz . sivrildikçe daha can acıtıcı ,daha yaralayıcı oluyoruz. ne kadar telafi edilemez cümle var aramızda ...artık bir odaya; günlük hayat kostümlerini ve gece düşlerini sığdırma zamanı. tek kişilik yataklara enine yatma zamanı. balıkçılar çoktan toplamış ağları üstümüzden .içinde çırpındığımız hayatın vazgeçilmez sandığımız dayatmaları .'olmazsa olmaz 'dediklerimiz aslında olmazsa oluyor .sahip olmazsak daha mutlu oluyoruz. hiç de 'seviyorsan rahat bırak döner kürkçü dükkanına ' durumlarında değil sevgiler. evet nefes almalı sevgi ,kendini geliştirmeli ,başka başka aynalarda da tanımlayabilmeli kendini insan .
bugün ertuğrul özkök'ün bir yazısı vardı ;tek başına tatile çıkmak isteği ve bunu karısına anlatamama kaygıları,sonra tatilin ilk günü hissettikleri ve hayatındaki boşluk. düşündüm ;ne kadar erken yaşamışız bazı şeyleri .pişmanlık mı hayır ,olsa olsa yorgunluk ve yürek sızıları .herşeyin bir ömrü var. çiçeklerin ,şapkaların ,acıların ,çok sevdigim köpeğimin bile bir ömrü var .kuşkusuz aşkında ömrü var ,bir kitap gördüm dün gece sahaflarda yanılmıyorsam 'aşkın ömrü üç yıl' diyordu. hiç saat tutmadım bu konuda abla diyorsa doğrudur. ama büyüğü ,küçüğü ,uzunu kısası,imkansızı ,vazgeçilmezi yok sadece 'bir' ömrü var aşkın . ha bir de insanlar için var mı bilemem ama reenkarnasyonu da 'asla' yok öldü mü ne dirilebilir ne ruhu çağrılabilir ne de anma günleri düzenlenir...
ocak 2004

Hiç yorum yok: