29 Ağustos 2008 Cuma

YAZ BİTİYOR...
geçirdiğim en garip yazlardan biri idi...
en güzeli kızımla beraberdim ,sabah nefesi ile uyandım geceyi birlikte kucakladık
her an her dakika birbirimizi yaşadık
nefisti...
nefret ettiğim yeknesaklıkta bir düzenimiz oldu istemeden
sabah kalk kahvaltı hazırla evin tek çalışanına ,sonra mısra uyanana kadar bekle beklerken kitap oku ,mısra uyanınca ise günün ikinci güneşi dogsun evimize...
kahvaltı ,toparlanma ve dogru havuz :))))
eylül demek
okullar ,yeni kararlar
farklı ortamlar demek
daha çok ev demek
bakalım ne gösterecek hayat

boşa çekilen kürekler ve atmayı unutan yürekler

onca zaman o kadar üşüdüm kü kalabalıklardan
kırılmasın diye tabaklar ve markası hiç duyulmamış bardaklar
öylece oturakaldım aralarında
...
bir bardak şarapla çekilirdi belki isimler tek tek balıkağından gönlümün
en fazla bir kutu bira oldu nasibimiz dogdugum günlerin 38. yılında
kelimeler anlamlar boşluklar meğer ne çok yoruyormuş bizi
sulara atınca anladım ucan balonumdaki tüm yük kafaları
ve şimdi her sesten sessiz ve en çok kendime
nasıl dolu nasıl dolu hayat
...
mutlu muyum
fazlasıyla evet

THERESE RAQUIN

EMİLE ZOLANIN BİR ROMANI
BEN bu yazarın tarzını seviyorum her ne kadar uzun uzun anlatsa da bazı seyleri bakış acısınının keskinliğini ve acımasızlıgını seviyorum
Okudugum başka kitapları ,germinal ,emek ,döl.
Bu kitap bana biraz suç ve cezayı anımsattı
kitabı bitirdiğimde herzaman savundugum felsefeyi bir kez yineledim yüksek sesle.cennet de cehendem de bizim içimizde.insanın en büyük dostu da düşmanı da kendisi....
isteyene kitabı ödünç verebilirim 300 sayfa günde biter

kabuk

hızlı geçiyor zamanlar anlamlar ve kitaplar
sadece yaralar iyileşmiyor bu hızın rüzgarında
kabuklarıyla öylece kalıyorlar