12 Haziran 2007 Salı

seni sevmek

çalmayan saatler gibiydi

kendi varlığı ile hükümlü

seni sevmek duvarlara çarpıp düşmekti defa kez

o duvar ki kaç insan eti bedelindedi

seni sevmek diplere dalmaktı

dipsiz göllerde

sonra avere bir balıkçı ağında av olmaktı

seni sevmek sarılıp yalnızlığına ısınmaktı kış ortası kibritçikız soğuğunda

sseni sevmek taze simit kokusuydu

annemin hiç duymadığım ninnileri idi

babağımın ayağımı vuran botlar biraz da

seni sevmek misket oynamaktı kardeşelrimle ve kaybetmenini güzelliği idi

oyunun sonunda şah iken mat olmaktı iki oda bir salon kale tutmaktı

fil üstünde işe gitmek at amire eğersiz binmekti

hep yek atıp tavla kapatmaktı

seni sevmek ne güzeldi

bil bilsen .

p.o

otuzyedi

buldum ya uğurlu filimi
sırtım yere gelmez şifresini hala çözemediğim hayatta
masam çiçek doldu
masam mis koktu
bir tılsım mutluluktu dokundu kalbime
gülmeye korkarak minik bir tebessümle
yakaladım balonu
ey kızım ey aşkım
ömrüm sevdan yetersizliğim doymamışlığım
iyi ki varsın derim ya hep
gökten düşen armağanımsın benim
yaşamama neden
işte bu çiçekler pastalar hediyeler
bana değil sana
12.06.1971


özlemek hafifliyor alışmak ağır geliyor saza söze gerek yok hem çalıp hem oynarım ne yapayım yaşamın ucuna tutuşturulmuş gibi kafam yok sen yoksun sudan çıkmış balık gibi çırpınan kalbim var o da zamana yenik düşecek cebimden kayan bir düş düşümün cebi kop gel
intikam alır gibi yaşamak
mis gibi yağmur kokuyor dışarda otururken burda yerli yerimde tuttum elini kadıköyde tutamadığım kadar aldım kaçırdım seni bur(durlar)dan sımsıcak ıslandık
KENDİNE ACIYARAK GEÇEN GÜNLER .... HEP BAŞKASININ SUÇU İÇİNDE yaşamak ASLINDA BELKİ SADECE DOĞUM SANCISINDA KALAKALMAK HİÇ DOĞAMAMAK kaç nesil bizim olur sana kaç gece daha dokunabilirim
beni daha çok kýrhatta döv beni zaman zamanheryerimi kanatpiþman et beni kendimdenkurduðum tüm cümlelere hapsetseni öperken nefesimi çaliçtiðim þarapta boð benive aslamerak etmesevmeözleme'halin nicedir deme'sorma'hayatýn nasýl gidiyor 'diyehayatým hiçbir yere gitmiyor .daktilonun takýlan tuþu gibi,seyrek zekalý papaðan gibi,hayatým tanýdýðýn 'her 'kadýn gibiben bir küçük 'her'imben yanlýþýmben bir lekeyim dokunduðu günden beri kumaþýndayaþayanolmayan bir sorunun cevabiyimbir yarayým içten içe kanayanben yalnýzlýktan cinnet bile geçiremeyenkendi gölgesine küs bir 'her'imaslýnda bir çift göz gibiyimuzaklaþan hayatýn sýrtýnda takýlýve yazgýsý küçücük bir sýla
P.O
kirpik tanesi düþmüþ ömrüme kirpiklerinden akan þebnemlere karýþtý mürekkebisevdamýnadresi yanlýþ tüm mektuplarda sen vardýngecenin tüm günahlarýn üstüne çökmesindegidilmeyen yollarda ,okunmayan kitaplarda sen...sevgilimin elleriyle diktiði çamýn dikenlerikanadý dünhatýrlanmamaktan masala dönmüþ hikayelerde sen vardýnbebeklerin gözünde gözlerimin bebeðindesen vardýn üzerime sýçrayan, saran sarmalayandalgalarýn rüzgarýndave dalgalarýn dalgacýklarýnda dudaklarýma yapýþanfýndýklý parkýndaellerim bomboþ dönerken rýhtýmýn o kalleþmapushane vapurlarýndanyalnýzlýðýmýn en yeþil en mavi ve en siyahköþesindesen vardýn sevgilim sen vardýngerçek þu ki seni ordan oraya taþýyan benimhangi þehre varsam siluetinde seni görüyorumher bulut, her dað, her þekil sana dönüþüyor benbakýncaevet evet, seni gördüðüm ve düþündüðüm her þeyebulaþtýrýyorumsana bileP.O 13/07/2001

sus

sadece sussam gider mi uykularýmýn sisihiç konuþmasam açar mi düþlerimde papatyalarelimi tutsam elimle sarýp sarmalasam kendimidoðar mýyým yeniden söyleseneadýný unutsamyüzünü silsem yüzlerdenseni ve Ýstanbul 'u hiç yaþamamýþ saysamdiner mi acýmbarýþýr mýyým ayrýlýklabilmiyorumya sen?P.O 8/2000

hoş-ca

selam vermemek üzere ayrýlýyorsun demek limanýmdan
el sallamama bile tahammülün yok
elimde yüreðin intihar vuruþlarýnda kýyýlaranerde bulurum artýk izini hangi suda dudaklarýnýntadýbeni kendime sevgimle beni kendimden nefretimleöylecehayata bir dalgakýran gibi býraktýnböyle kal...
P:O 07/09/2001

ah ulan ah

ah bu düþsüzlükler baþýma bela
ah bu on dakika aralarý ömrümün
acý aldýn keder verdin
hayata karþý kaç sýfýr ölümü yendin
ah bu anlaþýlma kaygýlarý ömrümün
ah vapur düdüðü aþkýmýz
P.O 09/01

boyalı yatak

'''savaþ boyalarýný sürelim
seviþme öncelerinde
öyle ya,
ya gerçek yüzlerimiz görünürse
mum ýþýðý aynalarda
ya deðerse gözlerimiz gözlerimize
dudaðýmýzdan baþka isimler çýkarsa
hiç duyulmamýþ dostlarýmýzla .
savaþ boyalarýmýzý sürelim '''P.O

hayallerini süpür

daðýlmýþ bir hayalin ardýndanbiliyorumbirliktesin bir baþkasýyla veasla ciddiye almadýn bendeki seniIIboðucu bir yaz günüküçük bir yaðmur bulutuydumhepisonuve ýslattým seni o anhepsi buIIIbeni gezginliðimle býrak düþümdekiellerinle býrak beni hiç tutmadýðýmkaldýrýmlardaöpüþünle býrak benitadýný asla unutamayacaðým dilinlegeceleri yataðýmýn saðýndaki boþlukla býrakbeni duvara sýkýþtýran yalnýzlýðýmlatelefonun ucunda býrak benigitmeyen mesajlar ülkesindedostluðumu gözlerinde býrak aynaya herbaktýðýnda dost ol kendinebenden arda kalan bu olsunIVlütfen beni öylece kendi baþýmaýssýzlýðýmda ve afallamýþlýðýmda býrakVbildiðim tüm doðrularý iptal ediyorumyaþadýðým tüm anlarýsenleymiþim gibi kendi kendime konuþtuðum
sabahlarýsabahlarýn 7:30 larýnýaksamýn 6 sinitüm 2 leri 3 leri 5 lerive hatta 16 ve 41 lerisarýlmalarýözlemelericani çekmeleriiptal ediyorumVIevet ben ....'imve yine yanlýþ tasa oynadýmblöfünü yedim hayatinve boþa kürek salladýmsen 'o' deðilsinVIIdudaðýmdan düþtü sigaramkadehim kurudu sen doldurmayýncane oldu ?sevdiðimi söyledim cümleyeherkes bildi seni ben hariçne oldu ?VIIIbýrak canim olmayýcanimi acýtýyorsunbýrak kimsesizliðimihayatimi üzüyorsunIXkaç-amakbir küçük kaçamak belki deben sana ne diyebilirdim kikimin sesinden konuþabilirdimkimin yerine oynayacaktým bu oyunukaç-amakXkaç-a-rak yasamakhadi bana eyvallah diyesim vareyvah eyvahnasýl yara aldýmnasýl tuzlandýmyaraya tuz olmak ...ölerek yaþamak ...
XIderin bir darbe yedi denizaltýmýzama korkma sevgili deniz-altýndayýzsu içinde yaþýyoruzsu gibi yaþýyoruzakýþkan ve deðiþken yani derecesine göreþekillenenXIIkýsa bir tarih olduM.Ö ve M.S arasýsenden önce (mhmt tan önce )senden önceydi (mhmt tan önceydi)tüm miþli geçmiþ zamanlarhalay çekerdi nihilist halýlardaperdeler kýrmýzý kadifeiçtiðimiz yaralý hayatlardan damlayan kandýXIIImhmt tan sonra isehiçbir zamandý sadececesaretin yelkenleri kýrýlmýþtüm kalelerin surlarýndankýzgýn yaðlar dökülmüþtü olmayan törpülerineömrümünIXXöyle yalýn ve dumansýz ve alkolsüz alabildiðineXXolasýlýðýn ilmini okumuþ olan benolanaksýzlýklar içinde kývranýrkenve leðende yüzerken az sonra batacak olanteknelerde sen varkenKaradeniz'i düþünürüm sadece bir karavanýn karepenceresindebilmeyen dalgalarý ve ömrümün ýslak yeþiliniXXIsen yoktunben var-ettimsen gittinbeni yok-ettin...P.O

firari gezegen

firari gezegenbir ceset gibi sürüklüyorum ömrümü...çoktan sildim imzamý resmi evraklardanartýk teþhis edemez beni elyazýsý uzmanlarýzimmetime geçirdiðim acýlarý unutun,evren dýþýna kaçýrdýmdüþtüm gezegenimdenyörüngemin ipi kimbilir hangi ellerdekayan yýldýzlara açýyorum göðsümüsiz dilek tutun onlardanonlar bana tutunacak .vahþi bir hayvaným benkanayan yerlerimi yalýyorum .iflah olmazlar kuyusundayýmseni çaðýrýyorumseni çaðýrýyorumBir ceset gibi sürüklüyorum ömrümüSoðumuþ ve taþlaþmýþ heryaným bilesinyörüngesini þaþýrmýþ bir gezegennasýl açarsa baðrýný göktaþlarýnaben de açýldým sana.düþtüðüm sevdan miydiyoksa ayaðým mý takýldý yaþarken.dipsiz bir kuyudaydýmseninse bir bataklýk derinliklerinkayýtlardan düþürdüm ismimiimzamý sildim resmi evraktancesedimi taþýyorum simdi mabedekurallar,ý bilmiyorumyakarlarsa rüzgar küllerimive taþýyýp getirirse bir þarap nöbetinde sanatamamla eksilen yerlerimi birbirbos karelerimi sen doldurüstünü sen öde bozuðum çýkýþmazsasen görüþ hayatla benim yerimede ki ona:iliþmesin düþlerimeben de karýþmayacaðým iþlerinesonra bana gelsonra beni alsonra gidelim
p.o

aynaların saati

az önce saatim durduartýk gelmenin ya da gelmemeninbi anlamý kalmadýüfledim ve söndü zaman....ben gittimpesim sýra çalýnmýþ saatler ve çalmayan telefonlarben gittimardýmda ne yeni ne eski bi yaþam...sen kaçtýnasal bir sayýydýn belki de ama kendine bilebölünemiyordunöyle kendine öyle bencilsen kaçtýnsabah hiç olmadýumudum yari çýplak ,düþlerim gebesabrýma hýrs býraktýnbeni yalnýz býraktýn....sanýrým sen hiç yoktunsenin konuþan sözcüklerin yoktuve sen deðildin düþman domates kabuklarýnamumlarý yakan sen deðildin söndürüp güneþielimden tutan ve öpen dudaklarýmdan sen deðildinkucaðýnda uyuduðum sen deðildinvücudunun heryanýný ellerimle gözlerimle öptüðümve yüzünü yeniden yaratýþýný seyrettiðim sendeðildinsanýrým sen hiç yoktun....bugün gelmediysenben durdurmuþken dünyayý bu zamansýz intiharnöbetindeevet gelmediysen bugünölmüþ olmalýsýnya da kendi girdabýna düþmüþ olmalýsýndüþlerimi önce kurup sonra hiçe sayacak kadarzalim olmalýsýn...utanmasamkendimden aynalardan ve yazdýðým sevgisözlerindenseni öpen dudaklarýmdan ve tenini tadan tenimdenaðlardýmçocuðunu kaybetmiþ anneler gibive asla anneleri olmamýþ çocuklar gibiaðlardýmpo

sahip olma halleri

Sana sahip olmanýn imkansýzlýðý bugünkü konumuz ..Geç otur karþý sahillere ,olmayacak düþler kuralýmMesela fildiþi kulelere kýrmýzý panjurlar takalýmSana yazdýðým mektuplarý þiþelere koyuptorunlarýmýza yollayalýmAhtapotlar masaj yapsýn aksamlarý ikimizedeniz üstünde gördüðümüz ne varsaunutalýmUyurken süngerlerin yataklarýnda okþasýn denizkýzlarý saçlarýmýzýGeç otur karþý sahillere ,olmayacak düþler kuralýmYaþayamadýðýmýz ne varsa midye kabuklarýnadoldurup kayalara saklayalýmGel yosunlar saralým acýlarýmýza ,dörtbaþý sevdalýsohbetler yapalýmAyrýlýklarýmýzý deniz yýllarý ile sayalým ,ikibayram arasý düðünlerkuralýmBatmýþ gemilerinde hayatin þampanyalar patlatalýmSana sahip olmanýn imkansýzlýðý bugünkü konumuz .25/02/2001 p.o
kenarda kösedenasýl ýssýz ne kuþ ne kervanne han ne baþka bir mekanöylece kalakaldým kendimesen yoksun belki uzun süre belki hepiçim acýyorkalbim acýyormidem kulaklarým elim parmaðým gözümacýyor...ruhum acýyorsen yoksun yokluðunda kalbim yanýyorsöndüremediðim yangýnýn dumanýnda yine özlemim
varsen hep varsýnböyle yakalayamadýðýmyaklaþamadýðýmulaþamadýðýmorada öylece duransaklý duranheryerini insan vücutlarý kaplamýþgörülmeyen görülemeyensevgimin gizli öznesisen hep varsýnumudumun yelkenihangi rüzgar getirir seni banahangi tastan yapýlýr bu yapýdarýldým barýþamam seni gösteren aynalarakapandý sesini duydum sana açýlan son kapýsen hep varsýnsaçma salak olduyarim yamalak olduderbeder oldubiliyorum benden anlýk bi yansýma hepsi bu hepsibu hepsi bu hepsi buhepsi bu hepsi buhepsi bu hepsi buhepsi bu hepsi bu
p.o
ancak konuşabildiğim kelimelerle severim seni
bilebildiğim nesnelerle
sakız kadar severim seni
piglet gibi gelir öperim yani
babamın sana aldığı kolyeyi sanırım biraz da kıskançlıktan
hergece çekiştirip duruyorum
oysa belki de gideceğim ilk baloda boynumda olacak kolye
senden bana hatıra ...
'mısra 'n
2004

aşk bavulunu topladı ve el sıkıştı dostlukla

herşeyi ayırmak ikiye, beşe ve onsekize ne kadar zor ...
ama biraz daha yanyana ve burun buruna yaşarsak
anılarımız bile kalmayacak ayrılınca anlatacak.
oysa güzel bir tabloyduk acemi bir ressamın elinden çıkmış .
çok öğrenciydik o zamanlar ne dekorumuz vardı arkamızda,
ne de nü olacak kadar açıktık hayata .
olmadı baştan bitmeliydi ben hep dedim .
seve okşaya, güle oynaya bitmeliydi.
ne de olsa hep yarım kalan şarkılar güzeldi , kavuşamayan aşıklar hikayeydi.
şimdi çok yorgunum.
artık birbirimizi kırmıyoruz bile sadece bileyliyoruz . sivrildikçe daha can acıtıcı ,daha yaralayıcı oluyoruz. ne kadar telafi edilemez cümle var aramızda ...artık bir odaya; günlük hayat kostümlerini ve gece düşlerini sığdırma zamanı. tek kişilik yataklara enine yatma zamanı. balıkçılar çoktan toplamış ağları üstümüzden .içinde çırpındığımız hayatın vazgeçilmez sandığımız dayatmaları .'olmazsa olmaz 'dediklerimiz aslında olmazsa oluyor .sahip olmazsak daha mutlu oluyoruz. hiç de 'seviyorsan rahat bırak döner kürkçü dükkanına ' durumlarında değil sevgiler. evet nefes almalı sevgi ,kendini geliştirmeli ,başka başka aynalarda da tanımlayabilmeli kendini insan .
bugün ertuğrul özkök'ün bir yazısı vardı ;tek başına tatile çıkmak isteği ve bunu karısına anlatamama kaygıları,sonra tatilin ilk günü hissettikleri ve hayatındaki boşluk. düşündüm ;ne kadar erken yaşamışız bazı şeyleri .pişmanlık mı hayır ,olsa olsa yorgunluk ve yürek sızıları .herşeyin bir ömrü var. çiçeklerin ,şapkaların ,acıların ,çok sevdigim köpeğimin bile bir ömrü var .kuşkusuz aşkında ömrü var ,bir kitap gördüm dün gece sahaflarda yanılmıyorsam 'aşkın ömrü üç yıl' diyordu. hiç saat tutmadım bu konuda abla diyorsa doğrudur. ama büyüğü ,küçüğü ,uzunu kısası,imkansızı ,vazgeçilmezi yok sadece 'bir' ömrü var aşkın . ha bir de insanlar için var mı bilemem ama reenkarnasyonu da 'asla' yok öldü mü ne dirilebilir ne ruhu çağrılabilir ne de anma günleri düzenlenir...
ocak 2004

DASVİDANYA

elbet kolay değil hayatı taşımak ordan oraya
her göçte azalır insan
yanlızlığınla başbaşa kalırsın yollarca ve yanlızlığından boğulursun kimi zaman
yaşam saçlarını dağıtan rüzgarda
kollarını çizen dallarda takılı kalır binbir parça
vazgeçenin kaşığı kırılsa belki ama kırılan umutlarımızı kim avutur
bu peşinden koşulan 'yeni yaşam'
aslında yeni adam yeni ada yeni aş mıdır
ve bunları karşılayacak olan aynı yürek aynı ayak aynı ağız olmayacak mıdır
yaşam ne artar, ne de eksilir
bir kaptan bir kaba boşaltsan da hepsi aynı zamanın birimidir
insanı ayıran insandan çitler ise
o çitleri yapan da başka insanlar ise
bakmak gerekir her nefes alışta karşı evlere ,geçitlere


elbet kolay değil hayatı taşımak ordan oraya
yeni sınırlar bulmak yeni nefesler koklamak
adını bilmediğin dudakların tadını bulmak
belki yüzmeyi öğrenmek başka dillerde
tüm kaygılarını akşamdan suya yatırmak
med de olsan cezir de gidip geldiğin aynı kumsaldır
suların çekilse de taşsan da setlerden denizlerden
akıp durduğun aynı yatak

2002 KASIM

SARARMIŞ BİR İSTANBUL FOTOGRAFI

1.
Ölüme düşen nefes gibisin ; öyle küs öyle dargın bana
Sultanahmet’te bir ney sesiydi tüm yaşadığımız
belki de oyuna gelmiştik semazenler dönerken mum ışığında ...
2.
gece vakitsiz ,gölgem küs kendine
söylediğim sözler yankılanmıyor duvarlarda bile
sanki büyük bir marifetti de saklambaç oynamak
neden ben hem ebeyim hem de gizli özne ?
adının adamı baştan çıkaran kokusu
teklifsizce uzanıyor gidecek yeri olmayan vapurların çizgisizliğinde.
3.
her gece örüyorsun aramızdaki duvarı ayan beyan
yazdıklarıma cevap isteyip istemediğimi soruyor telefon
işte o zaman ayılıyorum alkolden ve yanlızlıktan
anlıyorum kum saati bitti , bitti ömrü düşümüzün.
halka isyan ediyor artık parmağa ,
parmak çoktan dokunmuş başka tenlere dudaklara
anlıyorum dünya dönmeyecek bir süreliğine bu yerde
masaya yatılı kalıyor güzelliği sabahı olmayan otel güncesinde …
4.
ömrümün bekçisi yoktu çalıp gittin eski bir beyoğlu konağında
tüm yokuşlarda ayakizlerimiz var
bir de ucu yanık bir Istanbul hikayesi rüzgara yenik uçuşmakta
5.
geçecek bu ayrılık hikayesi biliyorum
ne hüznü kalacak sevdanın ne de duvardaki fotografın gözü önünde sevişmeler
yoruyor beni yüreğine bir türlü varamayan yolculuklar
bırakıp gideceğim tüm koparılacak takvim yapraklarını kapıya
bir elimde sesinin özlemi diğerinde sözümün dönülmezliği…
6.
kitap ayracın geç kalınca yazacağın aşk şiirlerine
papatyalar koyacaksın bir gece başucuma biliyorum
ve sonsuz bir kahve kokusu dolaşacak dilimize
her yudumda tekrar birleşecek dudaklarımız
hafif makyajlı yalanlarımız birbirimizin içinden geçip uyanacağız
güneşsiz de olsa gökyüzü biz çiğ gibi düşeceğiz sabahın içine
geceden kalacağız biraz ;biraz da eskimiş aşklardan…
7.
dolapta sanıyor seni herkes ,olur ya masal gereği
bal gibi de yanımdasın oysa ,üstümüzde gizli bir antlaşma metni
ismi olmayan bir meyhanede gül’şen rakıya su katıyor geceden damıtarak
sen elimden tutuyorsun ,yaralarım kabuk bağlıyor
her ne varsa cebinde hepsinin hesabı kesilecek
bu gecedevir bakiyelerden ömrümüz açıkta kalmış geçmiş sevgililiklerde…
evet tüm ölümler vakitsiz ,sevdalar hep acil kendine
8.
senin ardından az ağlamadım tüm sokak çocukları şahit gözyaşlarıma
ama öyle yanlış bir yerdesin ki bakarken kendine aynada
korumak için senden kendimi ve yaşayakoyulduğum küçük hikayeyi
son sözü söylüyorum tüm harflerinin üstünden geçerek teker teker
onlar kuruması gereken yaşlardı ;kurudular…
oynanması gereken taşlardı şah gitti vezir ben de kaldı ….
SON P.O
15/02/2002
FİİLİ YOK BU CÜMLENİN NE DE FAİLİ MEÇHUL BİR CİNAYETİ

yediğim darbeler yemediğim tokatlarla eşitlendi , dengedeyim.
tüm uç noktalarım törpülendi
hadi dokun bana , pürüzsüz ruhum acılardan
gemi kustu beni, balık kustu, deniz kustu adımı
yaktin ağacının yanıbaşında,bir kadavra sükunetiyle sereserpe
sana geldim ...
ne vahşi , ne acınası hiçbiri anlatmıyor içimdeki ölü çocuğu
yakalanacağım bir ağ yok bu yatağı olmayan nehirde
hadi sen tut beni, sen kavur
içorganlarımın güzelliğini öv
beynimin kıvrımlarımda tortular var geçmiş insanlardan kalan
unuttuğum ne varsa her doğuşumda benimle
gözkapaklarına yerleştir beni, uykuyu seç ölüm yerine
sana geldim yalan kurtarılmışlıklardan ,parklardaki aile buluşmalardan
vapur iskelesinden geçmeyen jetonlardan ,
arabadan sıçrayan çamurun tadında sana geldim
gökyüzüne küs kuşlardan , su yutan balıklardan ,okeye dördüncü o hayatlardan sana geldim
'geçmişin yanmış içeri günışığı sızınca
görünmeyen bir zincir bağlamış şiirindeki tüm dizeleri '
yankısını unutmuş çığlıklardan, meme ucu olmayan analardan
sana geldim...
7 taşı üstüste dizemedim dizmişsem de denk getirip düşüremedim.
elektrik süpürgesi çekmiyor acılarımı.
ateşte yaktığım muskalar ,gayrimüslüm mezarlarına gömdüğüm dualar
tanrılar ağlamasın diye kurban ettiğim çocuklar, ağında çırpındığım deniz dipleri
herşeyi sevdim
sevdiklerim içinde sadece sana geldim...
p.o.
07/2001