seni sevmek çalmayan saatler gibiydi kendi varlığı ile hükümlü seni sevmek duvarlara çarpıp düşmekti defa kez o duvar ki kaç insan eti bedelindedi seni sevmek diplere dalmaktı dipsiz göllerde sonra avere bir balıkçı ağında av olmaktı seni sevmek sarılıp yalnızlığına ısınmaktı kış ortası kibritçikız soğuğunda sseni sevmek taze simit kokusuydu annemin hiç duymadığım ninnileri idi babağımın ayağımı vuran botlar biraz da seni sevmek misket oynamaktı kardeşelrimle ve kaybetmenini güzelliği idi oyunun sonunda şah iken mat olmaktı iki oda bir salon kale tutmaktı fil üstünde işe gitmek at amire eğersiz binmekti hep yek atıp tavla kapatmaktı seni sevmek ne güzeldi bil bilsen . p.o |
12 Haziran 2007 Salı
otuzyedi
| buldum ya uğurlu filimi sırtım yere gelmez şifresini hala çözemediğim hayatta masam çiçek doldu masam mis koktu bir tılsım mutluluktu dokundu kalbime gülmeye korkarak minik bir tebessümle yakaladım balonu ey kızım ey aşkım ömrüm sevdan yetersizliğim doymamışlığım iyi ki varsın derim ya hep gökten düşen armağanımsın benim yaşamama neden işte bu çiçekler pastalar hediyeler bana değil sana 12.06.1971 |
| beni daha çok kýrhatta döv beni zaman zamanheryerimi kanatpiþman et beni kendimdenkurduðum tüm cümlelere hapsetseni öperken nefesimi çaliçtiðim þarapta boð benive aslamerak etmesevmeözleme'halin nicedir deme'sorma'hayatýn nasýl gidiyor 'diyehayatým hiçbir yere gitmiyor .daktilonun takýlan tuþu gibi,seyrek zekalý papaðan gibi,hayatým tanýdýðýn 'her 'kadýn gibiben bir küçük 'her'imben yanlýþýmben bir lekeyim dokunduðu günden beri kumaþýndayaþayanolmayan bir sorunun cevabiyimbir yarayým içten içe kanayanben yalnýzlýktan cinnet bile geçiremeyenkendi gölgesine küs bir 'her'imaslýnda bir çift göz gibiyimuzaklaþan hayatýn sýrtýnda takýlýve yazgýsý küçücük bir sýla P.O |
| kirpik tanesi düþmüþ ömrüme kirpiklerinden akan þebnemlere karýþtý mürekkebisevdamýnadresi yanlýþ tüm mektuplarda sen vardýngecenin tüm günahlarýn üstüne çökmesindegidilmeyen yollarda ,okunmayan kitaplarda sen...sevgilimin elleriyle diktiði çamýn dikenlerikanadý dünhatýrlanmamaktan masala dönmüþ hikayelerde sen vardýnbebeklerin gözünde gözlerimin bebeðindesen vardýn üzerime sýçrayan, saran sarmalayandalgalarýn rüzgarýndave dalgalarýn dalgacýklarýnda dudaklarýma yapýþanfýndýklý parkýndaellerim bomboþ dönerken rýhtýmýn o kalleþmapushane vapurlarýndanyalnýzlýðýmýn en yeþil en mavi ve en siyahköþesindesen vardýn sevgilim sen vardýngerçek þu ki seni ordan oraya taþýyan benimhangi þehre varsam siluetinde seni görüyorumher bulut, her dað, her þekil sana dönüþüyor benbakýncaevet evet, seni gördüðüm ve düþündüðüm her þeyebulaþtýrýyorumsana bileP.O 13/07/2001 |
sus
| sadece sussam gider mi uykularýmýn sisihiç konuþmasam açar mi düþlerimde papatyalarelimi tutsam elimle sarýp sarmalasam kendimidoðar mýyým yeniden söyleseneadýný unutsamyüzünü silsem yüzlerdenseni ve Ýstanbul 'u hiç yaþamamýþ saysamdiner mi acýmbarýþýr mýyým ayrýlýklabilmiyorumya sen?P.O 8/2000 |
hoş-ca
| selam vermemek üzere ayrýlýyorsun demek limanýmdan el sallamama bile tahammülün yok elimde yüreðin intihar vuruþlarýnda kýyýlaranerde bulurum artýk izini hangi suda dudaklarýnýntadýbeni kendime sevgimle beni kendimden nefretimleöylecehayata bir dalgakýran gibi býraktýnböyle kal... P:O 07/09/2001 |
ah ulan ah
| ah bu düþsüzlükler baþýma bela ah bu on dakika aralarý ömrümün acý aldýn keder verdin hayata karþý kaç sýfýr ölümü yendin ah bu anlaþýlma kaygýlarý ömrümün ah vapur düdüðü aþkýmýz P.O 09/01 |
boyalı yatak
| '''savaþ boyalarýný sürelim seviþme öncelerinde öyle ya, ya gerçek yüzlerimiz görünürse mum ýþýðý aynalarda ya deðerse gözlerimiz gözlerimize dudaðýmýzdan baþka isimler çýkarsa hiç duyulmamýþ dostlarýmýzla . savaþ boyalarýmýzý sürelim '''P.O |
hayallerini süpür
| daðýlmýþ bir hayalin ardýndanbiliyorumbirliktesin bir baþkasýyla veasla ciddiye almadýn bendeki seniIIboðucu bir yaz günüküçük bir yaðmur bulutuydumhepisonuve ýslattým seni o anhepsi buIIIbeni gezginliðimle býrak düþümdekiellerinle býrak beni hiç tutmadýðýmkaldýrýmlardaöpüþünle býrak benitadýný asla unutamayacaðým dilinlegeceleri yataðýmýn saðýndaki boþlukla býrakbeni duvara sýkýþtýran yalnýzlýðýmlatelefonun ucunda býrak benigitmeyen mesajlar ülkesindedostluðumu gözlerinde býrak aynaya herbaktýðýnda dost ol kendinebenden arda kalan bu olsunIVlütfen beni öylece kendi baþýmaýssýzlýðýmda ve afallamýþlýðýmda býrakVbildiðim tüm doðrularý iptal ediyorumyaþadýðým tüm anlarýsenleymiþim gibi kendi kendime konuþtuðum sabahlarýsabahlarýn 7:30 larýnýaksamýn 6 sinitüm 2 leri 3 leri 5 lerive hatta 16 ve 41 lerisarýlmalarýözlemelericani çekmeleriiptal ediyorumVIevet ben ....'imve yine yanlýþ tasa oynadýmblöfünü yedim hayatinve boþa kürek salladýmsen 'o' deðilsinVIIdudaðýmdan düþtü sigaramkadehim kurudu sen doldurmayýncane oldu ?sevdiðimi söyledim cümleyeherkes bildi seni ben hariçne oldu ?VIIIbýrak canim olmayýcanimi acýtýyorsunbýrak kimsesizliðimihayatimi üzüyorsunIXkaç-amakbir küçük kaçamak belki deben sana ne diyebilirdim kikimin sesinden konuþabilirdimkimin yerine oynayacaktým bu oyunukaç-amakXkaç-a-rak yasamakhadi bana eyvallah diyesim vareyvah eyvahnasýl yara aldýmnasýl tuzlandýmyaraya tuz olmak ...ölerek yaþamak ... XIderin bir darbe yedi denizaltýmýzama korkma sevgili deniz-altýndayýzsu içinde yaþýyoruzsu gibi yaþýyoruzakýþkan ve deðiþken yani derecesine göreþekillenenXIIkýsa bir tarih olduM.Ö ve M.S arasýsenden önce (mhmt tan önce )senden önceydi (mhmt tan önceydi)tüm miþli geçmiþ zamanlarhalay çekerdi nihilist halýlardaperdeler kýrmýzý kadifeiçtiðimiz yaralý hayatlardan damlayan kandýXIIImhmt tan sonra isehiçbir zamandý sadececesaretin yelkenleri kýrýlmýþtüm kalelerin surlarýndankýzgýn yaðlar dökülmüþtü olmayan törpülerineömrümünIXXöyle yalýn ve dumansýz ve alkolsüz alabildiðineXXolasýlýðýn ilmini okumuþ olan benolanaksýzlýklar içinde kývranýrkenve leðende yüzerken az sonra batacak olanteknelerde sen varkenKaradeniz'i düþünürüm sadece bir karavanýn karepenceresindebilmeyen dalgalarý ve ömrümün ýslak yeþiliniXXIsen yoktunben var-ettimsen gittinbeni yok-ettin...P.O |
firari gezegen
| firari gezegenbir ceset gibi sürüklüyorum ömrümü...çoktan sildim imzamý resmi evraklardanartýk teþhis edemez beni elyazýsý uzmanlarýzimmetime geçirdiðim acýlarý unutun,evren dýþýna kaçýrdýmdüþtüm gezegenimdenyörüngemin ipi kimbilir hangi ellerdekayan yýldýzlara açýyorum göðsümüsiz dilek tutun onlardanonlar bana tutunacak .vahþi bir hayvaným benkanayan yerlerimi yalýyorum .iflah olmazlar kuyusundayýmseni çaðýrýyorumseni çaðýrýyorumBir ceset gibi sürüklüyorum ömrümüSoðumuþ ve taþlaþmýþ heryaným bilesinyörüngesini þaþýrmýþ bir gezegennasýl açarsa baðrýný göktaþlarýnaben de açýldým sana.düþtüðüm sevdan miydiyoksa ayaðým mý takýldý yaþarken.dipsiz bir kuyudaydýmseninse bir bataklýk derinliklerinkayýtlardan düþürdüm ismimiimzamý sildim resmi evraktancesedimi taþýyorum simdi mabedekurallar,ý bilmiyorumyakarlarsa rüzgar küllerimive taþýyýp getirirse bir þarap nöbetinde sanatamamla eksilen yerlerimi birbirbos karelerimi sen doldurüstünü sen öde bozuðum çýkýþmazsasen görüþ hayatla benim yerimede ki ona:iliþmesin düþlerimeben de karýþmayacaðým iþlerinesonra bana gelsonra beni alsonra gidelim p.o |
aynaların saati
| az önce saatim durduartýk gelmenin ya da gelmemeninbi anlamý kalmadýüfledim ve söndü zaman....ben gittimpesim sýra çalýnmýþ saatler ve çalmayan telefonlarben gittimardýmda ne yeni ne eski bi yaþam...sen kaçtýnasal bir sayýydýn belki de ama kendine bilebölünemiyordunöyle kendine öyle bencilsen kaçtýnsabah hiç olmadýumudum yari çýplak ,düþlerim gebesabrýma hýrs býraktýnbeni yalnýz býraktýn....sanýrým sen hiç yoktunsenin konuþan sözcüklerin yoktuve sen deðildin düþman domates kabuklarýnamumlarý yakan sen deðildin söndürüp güneþielimden tutan ve öpen dudaklarýmdan sen deðildinkucaðýnda uyuduðum sen deðildinvücudunun heryanýný ellerimle gözlerimle öptüðümve yüzünü yeniden yaratýþýný seyrettiðim sendeðildinsanýrým sen hiç yoktun....bugün gelmediysenben durdurmuþken dünyayý bu zamansýz intiharnöbetindeevet gelmediysen bugünölmüþ olmalýsýnya da kendi girdabýna düþmüþ olmalýsýndüþlerimi önce kurup sonra hiçe sayacak kadarzalim olmalýsýn...utanmasamkendimden aynalardan ve yazdýðým sevgisözlerindenseni öpen dudaklarýmdan ve tenini tadan tenimdenaðlardýmçocuðunu kaybetmiþ anneler gibive asla anneleri olmamýþ çocuklar gibiaðlardýmpo |
sahip olma halleri
| Sana sahip olmanýn imkansýzlýðý bugünkü konumuz ..Geç otur karþý sahillere ,olmayacak düþler kuralýmMesela fildiþi kulelere kýrmýzý panjurlar takalýmSana yazdýðým mektuplarý þiþelere koyuptorunlarýmýza yollayalýmAhtapotlar masaj yapsýn aksamlarý ikimizedeniz üstünde gördüðümüz ne varsaunutalýmUyurken süngerlerin yataklarýnda okþasýn denizkýzlarý saçlarýmýzýGeç otur karþý sahillere ,olmayacak düþler kuralýmYaþayamadýðýmýz ne varsa midye kabuklarýnadoldurup kayalara saklayalýmGel yosunlar saralým acýlarýmýza ,dörtbaþý sevdalýsohbetler yapalýmAyrýlýklarýmýzý deniz yýllarý ile sayalým ,ikibayram arasý düðünlerkuralýmBatmýþ gemilerinde hayatin þampanyalar patlatalýmSana sahip olmanýn imkansýzlýðý bugünkü konumuz .25/02/2001 p.o |
| kenarda kösedenasýl ýssýz ne kuþ ne kervanne han ne baþka bir mekanöylece kalakaldým kendimesen yoksun belki uzun süre belki hepiçim acýyorkalbim acýyormidem kulaklarým elim parmaðým gözümacýyor...ruhum acýyorsen yoksun yokluðunda kalbim yanýyorsöndüremediðim yangýnýn dumanýnda yine özlemim varsen hep varsýnböyle yakalayamadýðýmyaklaþamadýðýmulaþamadýðýmorada öylece duransaklý duranheryerini insan vücutlarý kaplamýþgörülmeyen görülemeyensevgimin gizli öznesisen hep varsýnumudumun yelkenihangi rüzgar getirir seni banahangi tastan yapýlýr bu yapýdarýldým barýþamam seni gösteren aynalarakapandý sesini duydum sana açýlan son kapýsen hep varsýnsaçma salak olduyarim yamalak olduderbeder oldubiliyorum benden anlýk bi yansýma hepsi bu hepsibu hepsi bu hepsi buhepsi bu hepsi buhepsi bu hepsi buhepsi bu hepsi bu p.o |
aşk bavulunu topladı ve el sıkıştı dostlukla
| herşeyi ayırmak ikiye, beşe ve onsekize ne kadar zor ... ama biraz daha yanyana ve burun buruna yaşarsak anılarımız bile kalmayacak ayrılınca anlatacak. oysa güzel bir tabloyduk acemi bir ressamın elinden çıkmış . çok öğrenciydik o zamanlar ne dekorumuz vardı arkamızda, ne de nü olacak kadar açıktık hayata . olmadı baştan bitmeliydi ben hep dedim . seve okşaya, güle oynaya bitmeliydi. ne de olsa hep yarım kalan şarkılar güzeldi , kavuşamayan aşıklar hikayeydi. şimdi çok yorgunum. artık birbirimizi kırmıyoruz bile sadece bileyliyoruz . sivrildikçe daha can acıtıcı ,daha yaralayıcı oluyoruz. ne kadar telafi edilemez cümle var aramızda ...artık bir odaya; günlük hayat kostümlerini ve gece düşlerini sığdırma zamanı. tek kişilik yataklara enine yatma zamanı. balıkçılar çoktan toplamış ağları üstümüzden .içinde çırpındığımız hayatın vazgeçilmez sandığımız dayatmaları .'olmazsa olmaz 'dediklerimiz aslında olmazsa oluyor .sahip olmazsak daha mutlu oluyoruz. hiç de 'seviyorsan rahat bırak döner kürkçü dükkanına ' durumlarında değil sevgiler. evet nefes almalı sevgi ,kendini geliştirmeli ,başka başka aynalarda da tanımlayabilmeli kendini insan . bugün ertuğrul özkök'ün bir yazısı vardı ;tek başına tatile çıkmak isteği ve bunu karısına anlatamama kaygıları,sonra tatilin ilk günü hissettikleri ve hayatındaki boşluk. düşündüm ;ne kadar erken yaşamışız bazı şeyleri .pişmanlık mı hayır ,olsa olsa yorgunluk ve yürek sızıları .herşeyin bir ömrü var. çiçeklerin ,şapkaların ,acıların ,çok sevdigim köpeğimin bile bir ömrü var .kuşkusuz aşkında ömrü var ,bir kitap gördüm dün gece sahaflarda yanılmıyorsam 'aşkın ömrü üç yıl' diyordu. hiç saat tutmadım bu konuda abla diyorsa doğrudur. ama büyüğü ,küçüğü ,uzunu kısası,imkansızı ,vazgeçilmezi yok sadece 'bir' ömrü var aşkın . ha bir de insanlar için var mı bilemem ama reenkarnasyonu da 'asla' yok öldü mü ne dirilebilir ne ruhu çağrılabilir ne de anma günleri düzenlenir... |
DASVİDANYA
| elbet kolay değil hayatı taşımak ordan oraya her göçte azalır insan yanlızlığınla başbaşa kalırsın yollarca ve yanlızlığından boğulursun kimi zaman yaşam saçlarını dağıtan rüzgarda kollarını çizen dallarda takılı kalır binbir parça vazgeçenin kaşığı kırılsa belki ama kırılan umutlarımızı kim avutur bu peşinden koşulan 'yeni yaşam' aslında yeni adam yeni ada yeni aş mıdır ve bunları karşılayacak olan aynı yürek aynı ayak aynı ağız olmayacak mıdır yaşam ne artar, ne de eksilir bir kaptan bir kaba boşaltsan da hepsi aynı zamanın birimidir insanı ayıran insandan çitler ise o çitleri yapan da başka insanlar ise bakmak gerekir her nefes alışta karşı evlere ,geçitlere elbet kolay değil hayatı taşımak ordan oraya yeni sınırlar bulmak yeni nefesler koklamak adını bilmediğin dudakların tadını bulmak belki yüzmeyi öğrenmek başka dillerde tüm kaygılarını akşamdan suya yatırmak med de olsan cezir de gidip geldiğin aynı kumsaldır suların çekilse de taşsan da setlerden denizlerden akıp durduğun aynı yatak |
SARARMIŞ BİR İSTANBUL FOTOGRAFI
1.
Ölüme düşen nefes gibisin ; öyle küs öyle dargın bana
Sultanahmet’te bir ney sesiydi tüm yaşadığımız
belki de oyuna gelmiştik semazenler dönerken mum ışığında ...
2.
gece vakitsiz ,gölgem küs kendine
söylediğim sözler yankılanmıyor duvarlarda bile
sanki büyük bir marifetti de saklambaç oynamak
neden ben hem ebeyim hem de gizli özne ?
adının adamı baştan çıkaran kokusu
teklifsizce uzanıyor gidecek yeri olmayan vapurların çizgisizliğinde.
3.
her gece örüyorsun aramızdaki duvarı ayan beyan
yazdıklarıma cevap isteyip istemediğimi soruyor telefon
işte o zaman ayılıyorum alkolden ve yanlızlıktan
anlıyorum kum saati bitti , bitti ömrü düşümüzün.
halka isyan ediyor artık parmağa ,
parmak çoktan dokunmuş başka tenlere dudaklara
anlıyorum dünya dönmeyecek bir süreliğine bu yerde
masaya yatılı kalıyor güzelliği sabahı olmayan otel güncesinde …
4.
ömrümün bekçisi yoktu çalıp gittin eski bir beyoğlu konağında
tüm yokuşlarda ayakizlerimiz var
bir de ucu yanık bir Istanbul hikayesi rüzgara yenik uçuşmakta
5.
geçecek bu ayrılık hikayesi biliyorum
ne hüznü kalacak sevdanın ne de duvardaki fotografın gözü önünde sevişmeler
yoruyor beni yüreğine bir türlü varamayan yolculuklar
bırakıp gideceğim tüm koparılacak takvim yapraklarını kapıya
bir elimde sesinin özlemi diğerinde sözümün dönülmezliği…
6.
kitap ayracın geç kalınca yazacağın aşk şiirlerine
papatyalar koyacaksın bir gece başucuma biliyorum
ve sonsuz bir kahve kokusu dolaşacak dilimize
her yudumda tekrar birleşecek dudaklarımız
hafif makyajlı yalanlarımız birbirimizin içinden geçip uyanacağız
güneşsiz de olsa gökyüzü biz çiğ gibi düşeceğiz sabahın içine
geceden kalacağız biraz ;biraz da eskimiş aşklardan…
7.
dolapta sanıyor seni herkes ,olur ya masal gereği
bal gibi de yanımdasın oysa ,üstümüzde gizli bir antlaşma metni
ismi olmayan bir meyhanede gül’şen rakıya su katıyor geceden damıtarak
sen elimden tutuyorsun ,yaralarım kabuk bağlıyor
her ne varsa cebinde hepsinin hesabı kesilecek
bu gecedevir bakiyelerden ömrümüz açıkta kalmış geçmiş sevgililiklerde…
evet tüm ölümler vakitsiz ,sevdalar hep acil kendine
8.
senin ardından az ağlamadım tüm sokak çocukları şahit gözyaşlarıma
ama öyle yanlış bir yerdesin ki bakarken kendine aynada
korumak için senden kendimi ve yaşayakoyulduğum küçük hikayeyi
son sözü söylüyorum tüm harflerinin üstünden geçerek teker teker
onlar kuruması gereken yaşlardı ;kurudular…
oynanması gereken taşlardı şah gitti vezir ben de kaldı ….
SON P.O
15/02/2002
Ölüme düşen nefes gibisin ; öyle küs öyle dargın bana
Sultanahmet’te bir ney sesiydi tüm yaşadığımız
belki de oyuna gelmiştik semazenler dönerken mum ışığında ...
2.
gece vakitsiz ,gölgem küs kendine
söylediğim sözler yankılanmıyor duvarlarda bile
sanki büyük bir marifetti de saklambaç oynamak
neden ben hem ebeyim hem de gizli özne ?
adının adamı baştan çıkaran kokusu
teklifsizce uzanıyor gidecek yeri olmayan vapurların çizgisizliğinde.
3.
her gece örüyorsun aramızdaki duvarı ayan beyan
yazdıklarıma cevap isteyip istemediğimi soruyor telefon
işte o zaman ayılıyorum alkolden ve yanlızlıktan
anlıyorum kum saati bitti , bitti ömrü düşümüzün.
halka isyan ediyor artık parmağa ,
parmak çoktan dokunmuş başka tenlere dudaklara
anlıyorum dünya dönmeyecek bir süreliğine bu yerde
masaya yatılı kalıyor güzelliği sabahı olmayan otel güncesinde …
4.
ömrümün bekçisi yoktu çalıp gittin eski bir beyoğlu konağında
tüm yokuşlarda ayakizlerimiz var
bir de ucu yanık bir Istanbul hikayesi rüzgara yenik uçuşmakta
5.
geçecek bu ayrılık hikayesi biliyorum
ne hüznü kalacak sevdanın ne de duvardaki fotografın gözü önünde sevişmeler
yoruyor beni yüreğine bir türlü varamayan yolculuklar
bırakıp gideceğim tüm koparılacak takvim yapraklarını kapıya
bir elimde sesinin özlemi diğerinde sözümün dönülmezliği…
6.
kitap ayracın geç kalınca yazacağın aşk şiirlerine
papatyalar koyacaksın bir gece başucuma biliyorum
ve sonsuz bir kahve kokusu dolaşacak dilimize
her yudumda tekrar birleşecek dudaklarımız
hafif makyajlı yalanlarımız birbirimizin içinden geçip uyanacağız
güneşsiz de olsa gökyüzü biz çiğ gibi düşeceğiz sabahın içine
geceden kalacağız biraz ;biraz da eskimiş aşklardan…
7.
dolapta sanıyor seni herkes ,olur ya masal gereği
bal gibi de yanımdasın oysa ,üstümüzde gizli bir antlaşma metni
ismi olmayan bir meyhanede gül’şen rakıya su katıyor geceden damıtarak
sen elimden tutuyorsun ,yaralarım kabuk bağlıyor
her ne varsa cebinde hepsinin hesabı kesilecek
bu gecedevir bakiyelerden ömrümüz açıkta kalmış geçmiş sevgililiklerde…
evet tüm ölümler vakitsiz ,sevdalar hep acil kendine
8.
senin ardından az ağlamadım tüm sokak çocukları şahit gözyaşlarıma
ama öyle yanlış bir yerdesin ki bakarken kendine aynada
korumak için senden kendimi ve yaşayakoyulduğum küçük hikayeyi
son sözü söylüyorum tüm harflerinin üstünden geçerek teker teker
onlar kuruması gereken yaşlardı ;kurudular…
oynanması gereken taşlardı şah gitti vezir ben de kaldı ….
SON P.O
15/02/2002
| FİİLİ YOK BU CÜMLENİN NE DE FAİLİ MEÇHUL BİR CİNAYETİ yediğim darbeler yemediğim tokatlarla eşitlendi , dengedeyim. tüm uç noktalarım törpülendi hadi dokun bana , pürüzsüz ruhum acılardan gemi kustu beni, balık kustu, deniz kustu adımı yaktin ağacının yanıbaşında,bir kadavra sükunetiyle sereserpe sana geldim ... ne vahşi , ne acınası hiçbiri anlatmıyor içimdeki ölü çocuğu yakalanacağım bir ağ yok bu yatağı olmayan nehirde hadi sen tut beni, sen kavur içorganlarımın güzelliğini öv beynimin kıvrımlarımda tortular var geçmiş insanlardan kalan unuttuğum ne varsa her doğuşumda benimle gözkapaklarına yerleştir beni, uykuyu seç ölüm yerine sana geldim yalan kurtarılmışlıklardan ,parklardaki aile buluşmalardan vapur iskelesinden geçmeyen jetonlardan , arabadan sıçrayan çamurun tadında sana geldim gökyüzüne küs kuşlardan , su yutan balıklardan ,okeye dördüncü o hayatlardan sana geldim 'geçmişin yanmış içeri günışığı sızınca görünmeyen bir zincir bağlamış şiirindeki tüm dizeleri ' yankısını unutmuş çığlıklardan, meme ucu olmayan analardan sana geldim... 7 taşı üstüste dizemedim dizmişsem de denk getirip düşüremedim. elektrik süpürgesi çekmiyor acılarımı. ateşte yaktığım muskalar ,gayrimüslüm mezarlarına gömdüğüm dualar tanrılar ağlamasın diye kurban ettiğim çocuklar, ağında çırpındığım deniz dipleri herşeyi sevdim sevdiklerim içinde sadece sana geldim... p.o. 07/2001 |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)