12 Haziran 2007 Salı

seni sevmek

çalmayan saatler gibiydi

kendi varlığı ile hükümlü

seni sevmek duvarlara çarpıp düşmekti defa kez

o duvar ki kaç insan eti bedelindedi

seni sevmek diplere dalmaktı

dipsiz göllerde

sonra avere bir balıkçı ağında av olmaktı

seni sevmek sarılıp yalnızlığına ısınmaktı kış ortası kibritçikız soğuğunda

sseni sevmek taze simit kokusuydu

annemin hiç duymadığım ninnileri idi

babağımın ayağımı vuran botlar biraz da

seni sevmek misket oynamaktı kardeşelrimle ve kaybetmenini güzelliği idi

oyunun sonunda şah iken mat olmaktı iki oda bir salon kale tutmaktı

fil üstünde işe gitmek at amire eğersiz binmekti

hep yek atıp tavla kapatmaktı

seni sevmek ne güzeldi

bil bilsen .

p.o

Hiç yorum yok: