seni sevmek çalmayan saatler gibiydi kendi varlığı ile hükümlü seni sevmek duvarlara çarpıp düşmekti defa kez o duvar ki kaç insan eti bedelindedi seni sevmek diplere dalmaktı dipsiz göllerde sonra avere bir balıkçı ağında av olmaktı seni sevmek sarılıp yalnızlığına ısınmaktı kış ortası kibritçikız soğuğunda sseni sevmek taze simit kokusuydu annemin hiç duymadığım ninnileri idi babağımın ayağımı vuran botlar biraz da seni sevmek misket oynamaktı kardeşelrimle ve kaybetmenini güzelliği idi oyunun sonunda şah iken mat olmaktı iki oda bir salon kale tutmaktı fil üstünde işe gitmek at amire eğersiz binmekti hep yek atıp tavla kapatmaktı seni sevmek ne güzeldi bil bilsen . p.o |
12 Haziran 2007 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder